Bu necip milletin mazisinde destan çoktur, hangi birisini sayalım ki… Dünyanın köklü medeniyetlerinden olan ve binlerce yıllık mazisinde parlayan bir sürü yıldız vardır.

Türklerin Talas Savaşı ile başlayan Müslümanlık geçmişinde şehadet çok önemli bir yere sahiptir. Gazilik, vatan sevgisi, kahramanlık ve bir sürü destansı ve gerçek hikaye…

Bu hikayeler bir gün biter mi elbette bitmez; bitmeyecektir…

Destan yazmayı, destansı yaşamayı alışkanlık haline getiren bir milletin düşmanı da, istemeyeni de çok olur; olacaktır. Hele hele bu dünya mazlumlarının hamisi olan bir milletse…

“Dünya beşten büyüktür!” diyerek dünyayı yönetenlerin rahatını, sinirlerini gerercesine bozmuşsa bir Lider…

Devasa yatırımlarla “büyük devletler arasında ben de varım” diyerek şaha kalkar gibi ayağa kalkıyorsa bir Ülke…

Havaalanı, asma köprülerle yükselme ve ilerlemede başat olmaya kalkmışsa Türkiye…

Mazlum milletlere yardımcı olmuş, Somali’ye su kuyusu açmış, yetimlerin banisi, mihmandarı olmuş, Bosna’ya el uzatmış…

Listeyi uzatabiliriz. Tüm bu çabalar elbette birilerini rahatsız edecektir, etmiştir de. Dünya’nın ağababaları piyonlarını zaten uzun yıllardır hazırlıyorlardı ve artık sırası gelmişti. Bu milletin yükselişini kesmek, memleketi üçüncü dünya ülkeleri seviyesine indirmek ve Dünya Müslümanları’nı can evinden vurmak ve son darbeyi indirmek isteyen terör odakları, çete mensupları ve hain FETÖ, tüm mensupları ile beraber bir gece, koca bir milleti derdest etme planı yaparken hain planları deşifre olunca bir akşam üstü başlattıkları kalkışma, milletin tarihinde vurduğu en büyük Osmanlı tokadı ile “darbe öyle olmaz böyle olur” diyerek hezimete uğratılmıştır.

15 Temmuz’da başlayan bu hain ayaklanma, 16 Temmuz gecece yarısından itibaren öyle bir destana dönüşmeye başladı ki bunu kelimelerle ifadelendirmek zor, anlatabilmek müşgül…

Başkomutan milleti sokağa davet ettikten sonra ve akabinde insanlar, şehrin merkezlerinde gece nöbeti tutmaya başlayınca ve bu asil milletin ne kadar vefalı ve fedakar olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oluyordu. Ve bir gün yine Başkomutan tüm bu gece nöbetlerini Yenikapı Meydanı’nda taçlandıralım diyerek tarihte belki de zor görülebilecek bir sayfa daha açılması için kapıyı aralıyordu.

7 AĞUSTAOS YENİKAPI

Başkomutan sokaklara çıkın dediği zaman tankın, tüfeğin, namlunun karşısında çelikten bir tabya gibi duran millet “Yenikapı’da dünyaya mesaj verelim” deyince toplanmaz mı?

Hem de tüm partilerin, siyasi figürlerin, sanatçıların ve milyonlarca insanın katılımı ile bu çağrı yüreklerde makes bulmuştu.

Ve büyük gün gelip çatmıştı.

Milyonlarca insanın alana toplanmasını anlatmaya gerek yok çünkü o beklenen bir durum idi. Asıl meydanın dışında kalanları konuşmak lazım belki de. Vatan ve Millet Caddeleri başta olmak üzere Yenikapı’ya çıkan tüm caddeler, al bayraklı insanların oluşturduğu topluluk sel gibi akıyor ve Yenikapı istikametine yürüyordu.

Yolda yürüyen gruplar meydana giremeyeceğinin farkında idi ancak Milli İrade adına ve Başkomutan Erdoğan’ın talimatına uymak için ülkemizin vatan sevdalılarının mozayiğini oluşturan Türkiye fotoğrafına şahit olmak için çabalıyorlardı.

Meydana çıkan yoldaki Avrasya Tüneli başlangıç inşaatında, insanların alana çıkmak için çabalamaları gerçekten görülmeye değer bir manzara idi. Kedi merdivenini andıran bir yoldan insanların birbirleri ile yardımlaşmaları, farklı siyasi görüşlerden olduğunu zannettiğim insanların birbirine olan destekleri de ülkemiz açısından özlenen bir tablo idi. Başı kapalısı açık olana destek veriyor, her kes bir diğerine saygı duyuyor, Türkiye mozayiğinin dünyaya vereceği birlik-bütünlük görüntüsüne katkı yapmak istiyordu.

Meydana giremeyenler isyan etmiyorlardı hepsi de bu kalabalık içerisinde bulunmaktan son derece gururlu idiler. Vatan şarkıları, bayrak aşkıyla bütünleşiyor ve insanlar büyük bir zaferden çıkmışçasına onurlu ve huzurlu görünüyorlardı.

Meydana giremesek bile bu uğurda meydanın yanında oturur ve yine bekleriz diyenlerin sayısı en az meydanda olanlar kadar vardı. Ayrıca içeri giremedikleri için geri dönenler, yollarda boş buldukları yerlere oturup bayrak sallayanlar, kapanmış yollarda bayraklarıyla korna çalarak birlik, bütünlük ve vatan aşkını taçlandırmaya çalışanlar…

Siyasi parti liderleri bu belki de Dünya’nın en büyük mitinginde tarihi konuşmalarını yapıyorlar, Türkiye düşmanlarına mesajlarını veriyorlardı. Nihayet son konuşmayı yapan Başkomutan Erdoğan büyük kitleyi yine her zaman olduğu gibi coşturuyor ve başta FETÖ olmak üzere tüm Türkiye Düşmanlarına hodri meydan diyerek “nasıl gelirseniz gelin bilin ki karşınızda Anadolu’nun yiğit ve mert insanlarını bulacaksınız ve asla bu milletin yükselişini durduramayacaksınız” diyerek tarihi mesajını veriyordu.

7 Ağustos Yenikapı Mitingi tüm Türkiye’nin bir olarak Dünya’ya verdiği en büyük mesaj olmuştur. Teşekkürler milletimiz, teşekkürler Anadolu İnsanı…

Teşekkürler İmanlı Çılgın Türkler…